02-04-2008, Çarşamba
Güncel.net
Ele alınacak dosyalar
NATO üyesi 26 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getirecek Bükreş zirvesinde ‘İttifakın genişlemesi’, ‘Afganistan ve Kosova'daki harekatlar’ ve ‘NATO-AB ilişkileri’ gibi ittifak açısından ‘hayati’ olarak değerlendirilen ve "sürekli kriz kaynağı" olan dosyaların ele alınması bekleniyor.
• Genişleme konusunda, Yunanistan'ın veto tehdidinden kaynaklanan ‘Makedonya krizi’
• Afganistan ve Kosova konusunda ‘itibar kaybı’ sorunu,
• NATO-AB ilişkilerinde ise Türkiye'den kaynaklandığı ileri sürülen ‘Kıbrıs meselesi’

hararetli tartışma ve gerginlikler yaratmaya devam edecek gibi görünüyor.

AFGANİSTAN VE KOSOVA DOSYALARI

Bükreş zirvesinde Afganistan ve Kosova'daki gelişmelerin "İttifak'a daha fazla itibar kaybettirmemesi" için alınması gereken önlemler üzerinde durulacak.

Kosova'da "kritik bir dönemeç" yaşandığını ifade eden diplomatik kaynaklar, bağımsızlık ilanının ardından, NATO yönetiminde bölge güvenliğini sağlayan barış ve istikrarı koruma gücü KFOR'un yeni tedbirler alması gereği üzerinde durulduğunu belirtiyorlar.

Kosova'da istenmeyen gerginlik ve çatışmaların olası olumsuz sonuçlarının İttifak'a itibar kaybettireceği üzerinde duruluyor, askeri ve siyasi tedbirler inceleniyor.

Liderler, zirvede, Kosova'daki son siyasi gelişmeleri, kuzeydeki Sırp hareketlerini, BM'nin güvenliğe katkıda zayıf kalmasına ilişkin görüşleri ve KFOR'un yakın gelecekteki rolünü ele alacaklar.

Afganistan dosyası Bükreş'te ayrıntılı olarak ele alınırken, Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai ile BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun da Romanya'da özel görüşmelere katılacak.

NATO müttefiklerinden askeri yardım ve lojistik desteği artırmalarını isteyen Afganistan konusunda, Bükreş'te, "Kapsamlı Stratejik Plan" belirleyecek olan İttifak, ayrıca bir duyuru belgesi çerçevesinde irade beyanında bulunacak.

ISAF, 40 kadar ülkenin 47 bin askeriyle çalışmalarını sürdürürken, "her şeyin yolunda gittiğini savunmak zor" itirafında bulunan NATO yetkilileri, Batılı müttefiklerin basın ve kamuoyundaki "olumsuz imaj" sorununa dikkat çekiyor.

ABD, NATO müttefiklerine, Afganistan'da daha etkin ve nicelikli katılım için baskıları artırarak sürdürüyor. ISAF'a 800'den fazla asker veren ve komutayı 2 defa üstlenen, "NATO'nun en güçlü askeri birimlerine sahip üyelerinden biri" olarak nitelenen Türkiye'nin, Afganistan'da "etkin ve tutarlı bir rol oynadığı" vurgulanıyor.

GENİŞLEME SÜRECİNDE MAKEDONYA SORUNU

İlk aşamada, "Genişleme Zirvesi" olarak adlandırılması tasarlanan NATO Bükreş zirvesi, Yunanistan'ın Makedonya konusundaki tavrından kaynaklanan sorunların aşılamaması nedeniyle bu dosyada çeşitli "felaket senaryolarını" ve "fiyasko olasılıklarını" beraberinde getiriyor.

Atina, "kendi topraklarına ve tarihine ait olduğunu" savunduğu "Makedonya" isminin bir ülkeye verilmesine karşı çıkmaya devam ederken, Üsküp'ün söz konusu isimden vazgeçmemesi halinde veto hakkını kullanarak NATO'ya katılımını engelleyeceğini belirtiyor.

BM'ye 1993'te "Eski Yugoslav Cumhuriyeti Makedonya" adı altında katılan ülkeyi NATO'da sadece Türkiye "Makedonya" adıyla tanıyor. Türkiye, bu yaklaşımını baştan beri, Makedonya'nın adı geçen tüm NATO belgelerinde "dipnot" olarak zabıtlara geçiriyor.

Makedonya'nın bu ismi alması halinde gelecekte kendisinden toprak talebinde de bulunabileceğini öne süren Atina, ABD ve diğer bazı müttefiklerin baskılarına rağmen tavır değiştirmeyeceğini ileri sürüyor. Zirve öncesinde Yunanistan'a giderek "ortamı yumuşatma" girişimlerinde bulunan NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer'in başarı sağlayamadığı biliniyor.

NATO kaynakları, ABD'nin Atina'ya baskısının son ana kadar devam edeceğini, sorunun aşılamaması halinde genişleme dosyasının tamamen askıya alınmasına kadar verebileceğini ifade ediyorlar.

TÜRKİYE'NİN BU KONUDAKİ TUTUMU

Makedonya'yı bu ismiyle tanıyan tek NATO müttefiki olan Türkiye, ittifakın "açık kapı politikasını" destekliyor ve bölgesel yaklaşımlara önem veriyor.

GENİŞLEME DOSYASINDA UKRAYNA VE GÜRCİSTAN SORUNU

Bükreş zirvesi sırasında NATO'nun genişleme planlarına dahil olmak isteyen Ukrayna ve Gürcistan'dan kaynaklanan uzlaşmazlık, ittifak bünyesinde devam ediyor.

ABD'nin sıcak baktığı ve desteklediği bu katılıma, başta Almanya, Fransa ve Hollanda olmak üzere bazı müttefikler "Rusya ile gerginlik ortamının körüklenmemesi gerektiğini" ileri sürerek karşı çıkıyor. Alman hükümeti sözcüsü Thomas Steg, "iç politika çatışmaları bulunan", "bölgesel sorunların ve bölücülük hareketlerinin görüldüğü" ülkelerin ittifaka katılamayacağını belirterek Gürcistan ve Ukrayna'da bunların görüldüğüne işaret etti.

Ukrayna ve Gürcistan'ın katılımına karşı tavır alan ülkeler arasında Belçika, İspanya, Yunanistan, Macaristan, İtalya, Lüksemburg ve Norveç bulunuyor.

Destek verenler arasında ise Litvanya, Kanada, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Letonya, Estonya, Slovakya, Slovenya, Bulgaristan ve Romanya yer alıyor.

AB İLE İLİŞKİLER

Bükreş zirvesinde "NATO-AB ilişkilerindeki pürüzlerin" de ayrıntılı olarak ele alınması öngörülmekte. Sağlıklı bir diyalog ve işbirliği ortamını baştan beri yaratamayan iki kurumun, bazı sorunların aşılması için uzlaşma arayışlarını sürdürdüğü biliniyor.

Stratejik İşbirliğine Kıbrıs Engeli

"Ortak stratejik menfaatler" temelinde oluşturulan NATO-AB işbirliği, 24 Ocak 2001 tarihinde NATO Genel Sekreteri ile AB Dönem Başkanlığı arasındaki yazılı irade beyanıyla somutlaşmıştı. Bu tarihten itibaren iki kurumun, "birbirini tamamlayıcı nitelikte" savunma işbirliği ve danışmalar yaptığı varsayılıyor, ancak bu alanda bugüne kadar "temkinli ve küçük adımlar" dışında etkinlik görülmedi.

AB üyesi olan Kıbrıs Rum kesiminin NATO ile ilişkilerde Türkiye tarafından kesin bir tavırla dışlanması, NATO'ya "kapıdan giremeyen Rumların bacadan girme girişimleri", Ankara'ya yapılan baskılara rağmen etkisiz ve sonuçsuz kalıyor.

NATO Konseyinin 2003 kararında, NATO ile AB arasında stratejik işbirliğine yeşil ışık yakılırken iki koşulun altı çizilmişti. Bunlara göre, işbirliği yapılacak ülkelerin Barış İçin Ortaklık (BİO) katılımcısı olması ve NATO ile güvenlik anlaşması imzalaması gerekiyor.

Malta ile Kıbrıs Rum kesimi bu koşulları yerine getiremiyor. Bu üyeler NATO-AB stratejik işbirliği dışında bırakılırken, AB kanadı, "tüm üyelerinin tam katılımı olmadan hiçbir karar veremeyeceği" gerekçesiyle sorun bulunduğunu belirtiyor.

AB ZOR DURUMDA

Kosova ve Afganistan'da "gücünü ve iradesini aşan" operasyonlara girişme, "varlık kanıtlama" çabasındaki AB'nin, bunu sağlayabilmek için NATO'dan elde etmek istediği desteğin önemli ve kapsamlı olduğu gözleniyor.

Fransa’nın İttifaka Dönüş adımları

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Bükreş'te "NATO ile yakınlaşma operasyonu"nun başlatılacağından söz ediyor. Paris'in bu konuda "iyi niyet ve irade" beyanında bulunması, bu kapsamda, Afganistan'daki Fransız askeri varlığını bin kadar askerle takviye edeceğini açıklaması beklenmekte.

Fransa'nın NATO'daki yeri, özellikle Irak krizinin başladığı, Paris'in Washington'a karşı tavır aldığı dönemden beri sorgulanıyor ve tartışma konusu oluyor.

Eski Fransa Cumhurbaşkanı General Charles de Gaulle'ün, yayımlanan anılarında da anlattığı gibi, "NATO'ya her zaman şüpheli bakan" bir devlet adamıydı. De Gaulle, 1966 yılında, "Fransa'nın bağımsız bir savunma politikası olması gerektiği" düşüncesiyle ülkesini NATO'nun askeri kanadından geri çekmişti. General de Gaulle, 1949'da kurucusu oldukları Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı'nın (NATO) askeri yapılanmasının, tüm müttefiklerin ABD kontrolüne geçmesine neden olduğunu düşünüyordu.

Cumhurbaşkanı Jacques Chirac 5 Aralık 1995'te yaptığı açıklamada Fransa'nın NATO askeri kanadına "aşamalı olarak" döneceğini söyledi.

RUSYA İLE GERGİNLİK SÜRÜYOR

Bükreş'te, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de katılımıyla yapılacak NATO-Rusya Konseyi'nde "ilişkilerin iyi taraflarının yansıtılacağı" ifade edilirken başta Kosova dosyası olmak üzere bazı uzlaşmazlıkların üzerinde de durulacak.

NATO zirveleri sırasında ittifak ile Rusya arasında üst düzey temaslar öngörülüyor, ancak Moskova, 2004'teki İstanbul zirvesinden bu yana, NATO'nun genişlemesine ve yayılmasına tepki göstererek bu temasları devlet başkanları zirvesi düzeyine taşımıyordu.

Putin'in katılımının bir ilk oluşturacağı Bükreş zirvesinde, Rusya ile ittifak arasında, Afganistan konusunda bazı işbirliği alanları ön plana çıkarılacak. Rusya üzerinden Afganistan'a lojistik ikmal transferi anlaşması açıklanabilecek.

Rusya'nın tek taraflı olarak askıya aldığı Avrupa Konvansiyonel Kuvvet İndirimleri Antlaşması (AKKA) konusunda, "Moskova'nın endişelerinin giderilmesi" için bazı mesajlar verilmesi de bekleniyor. Rusya ayrıca, Ukrayna ve Gürcistan'a NATO'nun genişleme planlarında yer verilmesi halinde ittifak ile işbirliği alanında tavrını katılaştıracağı mesajları veriyor.

IRAK'TAKİ GELİŞMELER DE DEĞERLENDİRME KAPSAMINDA

Bükreş zirvesinde Irak dosyası da "yüzeysel olarak" ele alınacak ve bu bölgedeki gelişmeler siyasi ve askeri açıdan değerlendirilecek. Zirve sonunda yayınlanacak bildiride Irak konusunda bir "paragrafa" yer vermek için çalışmalar ile metin üzerinde uzlaşma arayışları devam ediyor.

NATO–İSRAİL DİALOĞU

NATO, İsrail ile ortak işbirliği programı imzaladı. "Güçlendirilmiş Akdeniz Diyaloğu" çerçevesinde geliştirilen işbirliği programı yanı sıra İsrail'in, ittifak tarafından Akdeniz'de sürdürülen ve terörizme karşı mücadeleyi hedefleyen operasyonlara katılımı da söz konusu oldu.

NATO GENEL SEKRETERİNDEN MESAJLAR

NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer, ittifakın "küresel jandarma" haline gelmek hedefinde olmadığını ancak büyük bir değişimin yaşanmakta olduğunu söyleyerek dünyanın çeşitli bölgelerindeki ülkelerle işbirliği olanaklarının değerlendirildiğini anlatıyor.

NATO'nun, Berlin Duvarının yıkılmasının ardından son 15 yılda yaşadığı değişimler hakkında bilgi veren Genel Sekreter, ittifakın "güvenlik üreticisi" olduğunu savunuyor.


HABERİ PAYLAŞ
 Google     Live     MySpace     Facebook     Delicious     Digg
Bu haberin adresi:
YORUMUNU GÖNDER
Misafir kullanıcı adı ile 150 karakter yazabilirsiniz. 150 karakter hakkınız kaldı.
DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
GÜNCEL.NET'İN İÇİNDEN