Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Siirt, Batman ve Şanlıurfa'dan sonra Güneydoğu turunun son durağı Mardin'e geçerek AK Parti Mardin Gençlik Kolları 2. Olağan Kongresi'ne katıldı.
http://www.guncel.net/-bazilari-bir-tek-zil-takip-oynamadi-_16-03-2008">Erdoğan: Bazıları bir tek zil takıp oynamadı
http://www.guncel.net/erdogan-demokrasi-bu-kadar-ucuz-mu_16-03-2008">Erdoğan: Demokrasi bu kadar ucuz mu?
http://www.guncel.net/erdogan-dava-milli-iradeye-karsi_16-03-2008">Erdoğan: Dava milli iradeye karşı
Burada yaptığı konuşmada bütün vatandaşların kendilerinden istediği üç şeyin adalet, refah ve kalkınma olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
İmtiyazlı konumlarını sarsılmasını istemeyenler var. Yıllarca bütün meydanları kendi sesleriyle doldurdular. Ancak bu milletin sesini kısamadılar.
Siyasetin kompradorları, siyasetin ağaları, hanedanları, derebeyleri bu memleketin güzel insanları arasında kardeşlik köprüleri yıkılırken bile memleketi değil, kendilerini, kendi çıkarlarını, kendi koltuklarını düşündüler. Ama o derebeyleri, o hanedanlar, o ağalar yok artık.
Milletimiz bir bütün olarak siyaset el koydu. AK Parti, milletin ruhundan doğdu, milletin gönlünden doğdu. AK Parti'nin hamurunu bu millet kardı, AK Parti'nin ışığını bu millet yaktı.
Şu anda güneşi balçıkla sıvamak isteyenler var, sıvayamazsınız. Millet buna fırsat vermiyor.
Yola çıkarken 70 milyon vatandaşa şucudur, bucudur diye bakmadıklarını, insan olarak değer verdiklerini kaydeden Erdoğan, felsefelerinin yaradılanı yaradandan ötürü sevmek olduğunu dile getirdi.
'GEÇMİŞİN HASTALIKLARI'
Vatandaşların rüyalarına ortak olmak için gece gündüz demeden çalıştıklarını, güçlü ve müreffeh Türkiye yaratmak için icraatlarına yoğun bir şekilde devam ettiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
Geçmişin hastalıklarını sürdürmek isteyenler yok mu? Var. Antidemokratik eğilimleri alkışlama hastalığından kurtulamayanlar, üçüncü sınıf bir demokrasiyi Türkiye'ye layık görenler yok mu? Var. Türkiye'yi çağdaş dünyadan koparmaya, evrensel değer ve normlardan uzaklaştırmaya çalışan bağnaz anlayışlar yok mu? Var. Bu milletin iradesini küçümseyenler, demokratik değerleri hafife alanlar yok mu? Var. Ama Türkiye, bu dar görüşlü insanların zihinlerinin derinliklerinde kalan eski Türkiye değil.
Bugünkü Türkiye AB ile müzakerelere başlamış bir ülkedir. Bugünkü Türkiye demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti anlayışını kökleştirmiş bir Türkiye'dir. Bugünkü Türkiye, demokratik ve ekonomik istikrarını sağlamış, dünyanın zirvesine yürüyen bir ülkedir. Kimse Türkiye'yi geri götüremez. Kimse Türkiye'yi üçüncü sınıf ülke gibi gösteremez. Biz, gecesini gündüzüne katıp milletine, ülkesine, bayrağına kendisine adamış bir partiyiz. Bunun için yola çıkarken (tek millet, tek bayrak, tek devlet) dedik.
Biz bu milletin emanetini taşımaktan başka gayenin içinde hiç olmadık, bundan sonra da asla olmayacağız.
Milletimiz artık, kendisini küçümseyenlerin ürettikleri karanlık senaryolara inanmayacak kadar aydınlanmıştır. AK Parti'yi aşırı uçlarda gezen, radikal bir hareket gibi göstermek doğru değil. AK Parti tüm Türkiye'yi kucaklayan bir merkez partisidir. Türkiye'nin her şehrinde her bölgesinde varlık gösteren bir parti. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinde ona yakışanı yapmak AK Parti'ye nasip olmuştur. Biz seçkinci bir parti değiliz. Bu parti milletin, gönlünden, ruhundan doğdu, bu partinin patronu millettir, millet. Bunu böyle biliniz.
Salonda bulunanlar zaman zaman AK Parti'ye uzanan eller kırılsın, Vur vur inlesin Deniz Baykal dinlesin ve Seninleyiz her zaman, Recep Tayyip Erdoğan biçiminde sloganlar attılar.







