Liberation Gazetesi’nde çıkan habere göre, mahkeme kayıtlarında Müslüman çiftin adına yer verilmedi, gençlerin adı X ve Y olarak geçti.
Fransa’nın Lille kentinde gittikleri okulda tanışan çift, 2006 yılının Temmuz ayında dünya evine girdi. Ancak zifaf gecesinde genç kız bakire çıkmadı.
Bunun üzerine altlarındaki çarşafı kapan genç, kapıda lekeli çarşafı bekleyenlere, "Gelin, bana ’bakireyim’ diye yalan söylemiş, bakire değil. Bakın çarşafta kan lekesi yok. Evlilik yalan üzerine kurulmaz, ayrılmak için mahkemeye başvuracağım" dedi. Damat, boşanma başarısız bir evlilik olarak algılanacağından, nikahın iptal edilmesi talebiyle mahkemeye başvurdu.
Damadın avukatı Xavier Labee, "müvekkilim ’bakireyim’ diye yalan söyleyen gelinin hem kendisini, hem de ailesini aldattığını, yalan üzerine kurulan evliliğin yürümeyeceğini düşünüyor" dedi.
Hakim hem dini unsurları, hem de gelenek ve görenekleri göz önüne alarak yeni evli çiftin nikahını iptal etti.
Nisan ayında yaşanan bu dava bir hukuk dergisinde yayınlanınca Liberation Gazetesi’ne yansıdı. Liberation, mahkeme kararının medeni kanundaki ’eş aldatma’ maddesine dayandırıldığına işaret ederken, "Bu karar, kızlık zarı diken doktorların önünde sıra beklemeye neden olur mu bilinmez" dedi.
|
|
|






