19-05-2008, Pazartesi
Güncel.net
Devlet-Hizbullah ilişkisi
1990'lı yıllarda Bölge'de 2 binden fazla faili meçhul cinayet işleyen Hizbi Kontra'nın Batman, Diyarbakır, Bingöl hattındaki derin ilişkiler ağı, hep tartışma konusu oldu.

Binbaşı Cem Ersever.
Örgütün uzun süren sessizliği Gaffar Okkan suikastiyle bozuldu.
1992 yılında zamanın MİT Müsteşarı Teoman Koman, Türkiye'de Hizbullah isimli bir örgüt olmadığını, PKK'ye karşı kendini savunan inançlı Bölge halkının var olduğunu iddia etmişti.

Muhittin Fisunoğlu da, Kara Kuvvetleri Komutanlığı yaptığı dönemde Hizbullah için, 'PKK'nin baskınlarına karşı kendini koruyan, dini inançları kuvvetli vatandaşlar' demişti.

1993'te Batman Emniyet Müdürü Öztürk Şimşek ise, TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu'na verdiği bilgide, Batman-Gercüş'te Hizbullah kampı olduğunu, kampın JİTEM'e yakın kurulduğunu, bu sebeple bir operasyon yapamadıklarını, kampta askeri-siyasi eğitim verildiğini açıkladı.

Emniyet Müdürü, ayrıca şu bilgiyi vermişti: 'Hizbullah mensupları bir dönem güvenlik makamlarından yardım gördüler.' Bu açıklamanın ardından Batman Emniyet Müdürü, pasifize edildi.

KOMİSYON İLİŞKİLERE DİKKAT ÇEKTİ


TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu ise, 12 Ekim 1995'te yayınladığı raporda, Hizbullah'ın JİTEM kurucusu Binbaşı Cem Ersever ile olan bağlantısına, ordudan yardım aldıklarına, devletin çeşitli kurumlarıyla ilişkili olduklarına dikkat çekildi.

Batman'da altı yıl görev yapan Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Faruk Cömert de, 'O zaman oralarda PKK'ya karşı Hizbullah'ın kullanıldığı söyleniyordu. Kullanmak isteyenler oldu. Valiye gidip bunun yanlış olduğunu söyledim' dedi.

Hizbullah'ın Türkiye yapılanması
Devletin zirvesine sunulan Hizbullah raporu
Başbakanlık: Hizbullah'a dikkat!
Hizbullah-PKK/KADEK çatışması

TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış da, yaptığı açıklamalarda Hizbullah'ın devletçe yetiştirildiğini, olayı araştırmakta zorlandıklarını, işin ucunun asker ve üst düzeydeki bürokratlara dayandığını belirtti.

HİZBULLAH- JİTEM İLİŞKİSİ KANITLANMIŞTI


Ülkede Özgür Gündem gazetesi, 27-30 Nisan 2006 tarihinde’ JİTEM'i Deşifre Ediyoruz’ başlığı ile hazırladığı dizide, JİTEM'in yeniden Hizbullah'a ilgi duymaya başladığını gözler önüne sermişti.

Dizide, JİTEM'in Hizbullah'a maddi kaynak temin eden şahıs ve esnafları gözlem altına aldığı, Hizbullah'ın faaliyetlerinde kullandığı camileri incelediği, Sağdıçlı, Tezgeçer, Cumhuriyet, Dökmetaş, Güleçoba, Hatuni, Kaldırım, Akdibek, Yaytaş, Bozek, Alibaradak, Arpaderesi, Harmanlar, Karabaş, Ekencelar, Dikentepe, Alangör Mezrası, Bağıvar beldesi, Karpuzlu, Çarıklı beldesi, Büyükakören, Özekli beldesi, Alangör'de yoğun gözlem yaptığı, bu yerlerdeki fahri imamların faaliyetlerini masaya yatırdığı bilgisi yer almıştı.

GAFFAR OKKAN SUİKASTI

Örgüt 17 Ocak 2000 tarihinde başlayan ve uzun süre süren operasyonlarla üst üste darbe yerken, sessizliğe büründü. Bu sessizlik ise 24 Ocak 2001 tarihinde Diyarbakır'da bozuldu. Hizbullah militanlarının Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'a düzenledikleri suikast yurt içinde ve dışında büyük yankı uyandırdı.

Bugüne kadar benzerine pek rastlanmayan bir şekilde düzenlenen suikastte Gaffar Okkan ile koruma polisleri Mehmet Kamalı, Sabri Gün, Mehmet Sepetçi, Atilla Durmuş ve Selahattin Baysoy hayatını kaybetti. Hizbullah militanı 15 kişi tarafından düzenlenen suikastte 11 Kalaşnikof kullanıldı.

Okkan ile korumalarını araçlarının geçtiği güzergaha pusu kuran saldırganlar, bir anda ortaya çıkıp Diyarbakır sokaklarını kana boyadılar. Olay yerinde 446 boş kovan ile 3 tane patlamamış el bombası bulundu. Cinayetin; Hizbullah'ın Diyarbakır askeri kanadı tarafından planlanarak gerçekleştirildiği ortaya çıktı.

Bu eylemle birlikte Hizbullah, yandaşlarına moral verirken, güvenlik güçlerine de ne olursa olsun biz buradayız mesajı veriyordu. Daha sonra güvenlik güçleri ile sık sık karşı karşıya gelen Hizbullah militanları, polislerle çatışmalara girmeye başladı.

Örgüt üyeleri ile güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalarda çok sayıda militan öldürülürken, bazı emniyet görevlileri de şehit oldu.

Hizbullah silahlı saldırı, bombalı saldırı, satırlı saldırı, molotof atma ve kundaklama darp, adam kaçırma gibi yöntemlerle toplumda dehşet yaratırken, domuz bağı yöntemi bu örgütle birlikte anılmaya başladı. Kaçırdığı insanları hücre evlerinde sorgulayıp, domuz bağıyla öldüren örgüt militanları, kurbanlarını oturdukları evlerin bodrumlarına gömüyordu.


ETİKETLER


HABERİ PAYLAŞ
 Google     Live     MySpace     Facebook     Delicious     Digg
DİĞER HİZBULLAH DOSYASI HABERLERİ
GÜNCEL.NET'İN İÇİNDEN