16-05-2008, Cuma
ANKA
Yargıçlar: Polis haddini aşmıştır
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Paksüt’ün dinlendiğine yönelik şüpheleri üzerine yaptığı açıklama sonrası yargıçlar, “Polis haddini aşmıştır” yorumunu yaptı.
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt ve eşi Ferda Paksüt’ün yaklaşık iki aydır dinlendiklerine yönelik şüpheler üzerine yaptığı açıklama yargı camiasında ‘telekulak’ iddialarının yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

Başkanvekili Paksüt’ün dinlendiğine ilişkin sözlerinin ardından hakim ve savcıların üye olduğu ‘adalet.org.’ adlı sitede konu hararetli biçimde tartışılıyor. Oluşturulan foruma görüşlerini yazan hakim ve savcılar, “polis haddini aşmıştır” değerlendirmesinde bulundular.

İşte, hakim ve savcıların dinleme olayına ilişkin görüşleri:

• Ben de kendimden çok eminim. Dinleseler ellerine ne geçecek diye düşünüyorum. Ancak yine de bu olayı tasvip etmek mümkün değildir. Olay doğru ise polis haddini aşmıştır.

• Ben dürüstsem dinleseler ne yazar sözüne katılmıyorum. İnsanların kendine ait başka hayatları da var özel hayatları olduğu gibi. Bu insanlara baskı yaparak iradelerini, verilecek kararlarını etkilemeye çalışmakta neyin nesi oluyor? Hem bu nasıl bir gerekçedir? Ben dürüst olduktan sonra isteyen bana istediğini yapabilir mi? Dürüst olmak tek başına yeter şart olmadığı gibi birinin sizi ezmesi için ya da pasif kalmanız için sebepte olamaz. Kararlılık, cesaret, irade bir hakim ve savcı kendine yapılan haksızlığa karşı çıkmalı ki başkalarının da hakkı ile alakalı olarak özgürlükçü olabilsin.

• Unutmuşum bir gün ben ‘daha özgür olmak istiyorum’ dediğimde ‘sen hakimsin olamazsın’ demişti bir meslektaşım.

• Herkes beğenmediği karar yüzünden hakimlerin başına dünyayı yıkmaya kalkarsa dünya iyice yaşanmaz olur... İyi ki vatandaşlarımız hukukçulardan daha sabırlı.

• Öte yandan ‘dinlesinler bari bizden iyi bir şeyler öğrenirler’ ya da ‘kendinden şüphesi olmayan korkmaz’ yaklaşımı hukuka aykırı bir davranışı meşru görmektir. Takip edilmek tek başına rahatsız edicidir... insan 'ne o vatan düşmanı mıyım?’ diye hayıflanır...

• Asıl kötüsü bir yüksek yargıca karşı tavır alıp, bagajı açtıramam diyen trafik polisi, arabayla kaçan diğer polis ve bunlara bir şey yapmayan amirlerinin davranışlarıdır.

• İşimiz, mesleki ahlakımız ve duruşumuz sağlam olduktan sonra dinlemişler ne yazar. Kendisinden şüphesi olanlar, birilerine zaafları nedeniyle koz vereceğini düşünenler korkabilirler. Korku ve şüpheler ile bir yere varılamayacağı gibi rahatta yaşanamaz. Kanunlara aykırı dinlemeler maalesef istesek de istemesek de oluyor.

• İlkeli ve hakkaniyetli olup, zaaflarının esiri olmadıktan sonra kimseden korkmaya ve şüpheci olmaya gerek yok diye düşünüyorum.

"HAKİMLERİN SESİNE KULAK VERMENİN NERESİ YANLIŞ"


Tartışma forumunda, dinleme olayına ilişkin açılacak olası bir davada sanıkların yapması beklenen savunmalar da esprili bir dille ele alındı. Hakim ve Savcılar, sanıkların yapacakları savunmaların nasıl olabileceği konusunda şu fikirleri dile getirdiler: “Hakimlerin sözünü dinlemekten başka kusurum, yoktur, sayın hakimim. Hakimlerin sesine kulak vermenin neresi yanlış, hakim bey?”

ETİKETLER

HABERİ PAYLAŞ
 Google     Live     MySpace     Facebook     Delicious     Digg
Bu haberin adresi:
YORUMUNU GÖNDER
Misafir kullanıcı adı ile 150 karakter yazabilirsiniz. 150 karakter hakkınız kaldı.
DİĞER TÜRKİYE HABERLERİ
GÜNCEL.NET'İN İÇİNDEN