Günlerdir Türkiye'nin gündemini adeta kilitleyen Ergenekon soruşturmasının karanlık yüzü Tuncay Güney Mehmet Ali Birand ile 32.Gün'e müthiş açıklamalarda bulundu.
"2001 yılında evinde yakalanan ve poliste verdiği Ergenekon ifadeleri soruşturmanın başlamasına önayak olan Tuncay Güney katıldığı televizyon programında gazetecilerin sorularını yanıtladı. İşte Güney'in iddiaları;
İFADELERİM İŞKENCEYLE ALINDI
"Polisteki ifadelerim 9 günlük işkence altında alınmıştır. O zamanki Emniyet Müdür Yardımcısı Adil Serdar Saçan yapmıştır işkenceyi.Araba kaçakçılığı suçlaması da onun komplosudur.O zaman polis teşkilatının Ergenekon örgütünden haberi yoktu."
AYDIN DOĞAN DOSYASI BENDE YOKTU
"Evimden çıkan sahte kimlik ve silahı kabul etmiyorum. Aydın Doğan dosyası da benim 6 çuval belgem içerisinde yoktu. Ergenokon dosyaları benim evimden çıktı kabul ediyorum. Ergenekon'un yapılanması, yol haritası, lobi faaliyeti, yurdışı bağlantıları, sivil toplum örgütleri vs benim arşivimdeydi evet. Peki benim bu arşivim Emniyettten değil de Emniyetçilerin, şahısların evinden çıkıyor. Biri cevap versin."
"Ben Ergenekoncu değilim, gazeteciyim, hasbelkader Ergenekoncularla tanıştım ve onların Türkiye ve Dünye politikasında nasıl hareket ettiklerini öğrendim. "
BELGELERİ BİR BİNBAŞI VERDİ
"Ergenekoncu bir binbaşı, onlarla arası açıkmış, bana getirdi. Şimdi içerde olan, o zaman Albay olan birisi bana yayınlamayın bunları lütfen dedi. Belgeleri bana getiren O Binbaşı'nın soruşturma kapsamında hiç ifadesi alınmadı, sorgulanmadı. Aslında bu belgeleri gazetecileri vermek istedim. Ama 'çift meslekli gazeteciler' dosyası önüme gelince bunları saklama gereği duydum. Gazetecilerin bugün de bir kısmı istihbarat birimlerinde çalışıyor. Gazetecilerin beni Ergenekon örgütüne satacağı düşüncesiyle paylaşmadım."
6 çuvaldaki belgeleri açıklamayacağını söyleyen Güney "Türkiye'yi demokrasiyi ben mi getireceğim. Uğur Mumcu açıkladı da ne oldu öldürdüler. Ben Akşam'da çalışırken genel yayın yönetmenime gittim Beni yurtiçinde koruyamayanlar şimdi yurdışında koruyor. Susurluk ne olduysa, Ergenekon da o olacak, bu olay kapanmıştır. Benim pasoportumu işkence yapan polis verdi, kendi başı belaya girmesin diye. Her iki grupta: Polisler ve Ergenekon grubu çıkmamı istiyorlardı" dedi.
ULUSALCI LİDERİN KİRLİ İLİŞKİLERİ
Tuncay Güney konuşmalarına şöyle devam etti:
"İçerdeki parti lideri pera Palas'ta hangi mafya babasını Fransızlara peş keş çekiyordu.Ulusalcı, herkese CIA diyen parti lideri esas kendi kimlğini açıklasın da görelim. Çıksın o parti lideri, Paşa gelsin demokrasi. Benim dosyalarımda Mehmet Ali Birand'ın da Avrupada bir ülke tarafından desteklendiği, bir yabancı devlet adına çalıştığı doğrultusunda paşanın imzaladığı bir rapor var."
YENİ ŞAFAK'IN HABERİ YALAN
"Yeni Şafak'dan Şaban Aslan bana bilgi servisi yaptı. Parti Başkanı'nın polisteki ifadesi bana Yeni Şafak'ın İstihbarat Müdürü tarafından gönderildi. Ben bu arkadaşın esas patronunu da biliyordu. Türk istihbaratınta birisi o. Yeni Şafak'ın PKK-Ergenekon bağlantısıyla ilgili bana dayandırdığı manşeti de doğru değil. Ben gazetede yayınlanan şeyleri söylemedim."
|
DİĞER TÜRKİYE HABERLERİ
|
|







