İstanbul’da havaalanına geldim; bir de ne göreyim, karşımda Cengiz Aytmatov oturmuyor mu! Yanında torunu Eldar. Elinden tutup gezdirdiği bebek Eldar, kocaman bir delikanlı olmuş. Hasretle sarıldık. Bir saat kadar konuşabildik, sonra Brüksel uçağına binip gitti. Konya’da bir toplantıya gelmiş, geri dönüyormuş. Aytmatov yıllardan beri Kırgızistan’ın Brüksel’deki Büyükelçisi.
Yeni bir roman bitirmiş. Adı: “Dağlar Devrilirken.” Ne güzel bir roman ismi. Kırgızistan’da modernleşme ile geleneğin çatışmasını anlatıyormuş. Rusça aslından Türkçe’ye çevrilmekte olduğunu söyledi. Umarım yakın zamanda okuyabiliriz.
Cengiz Aga ile Issık Göl Forumu’nda buluşmamızın üzerinden 21 yıl geçmiş. Dile kolay, 21 koca yıl. 70’inci yaş gününü Beyti lokantasında birlikte kutlamıştık. Şimdi 79 yaşında.
“Aman” dedim, “Cengiz Aga, gelecek yıl buyur gel, 80’inci yaşını yine burada kutlayalım.” Oluptur! dedi.
Geçen yıl mayıs ayında yazmışım bu yazıyı. Ne yazık ki 80. yaş gününü birlikte kutlamak mümkün olmadı. Cengiz Aytmatov bir dağ gibi devrildi gitti. Büyük bir yazar, büyük bir dosttu.
MANAS DESTANININ ÇOCUĞU
Otuz yıl önce Stockholm’de Yaşar Kemal tanıştırmıştı. Öylesine dolu dolu geçti ki bu otuz yıl.
Cengiz Aga denilince aklıma 1986’da kurulan Issık Göl Forum, Gorbaçov, UNESCO, dünyanın birçok ülkesinde buluşmalar, dostluk, Türkiye ve Kırgızistan için kaldırılan kadehler, kahkahalar, şakalar geliyor.
Cengiz Aytmatov dünyanın en büyük yazarlarından biri olduysa sebebi var. Çünkü o, iki milyon dizelik Manas Destanı’nın çocuğuydu. Alatav Dağları’nın karları gibi, gökyüzünde süzülen bir Asya kartalı gibi, Issık Göl’ün mavi suları gibi doğal bir yetenekle yazıyordu. Hiçbir süslemeye ve edebiyat numarasına başvurmadan yazdığı eserleri, bir halk türküsü gibi dünya insanlarını yüreğinden yakalıyordu.
Bir kültür milliyetçisiydi Aytmatov. Diline, yöresine, kültürüne delicesine bağlıydı.
EN SEVDİĞİ YAZAR YAŞAR KEMAL'Dİ
Aynı zamanda dünyamızla ilgili kaygılar duyan sorumlu bir yazardı ve bu yüzden politikayla yakından ilgileniyordu ama Sovyetler Birliği çöktükten sonra Kırgızistan Cumhurbaşkanı olması yönündeki öneriyi geri çevirmişti. Çünkü gündelik politika değildi ilgisini çeken. Halkının manevi cumhurbaşkanı olmak da ona yetiyordu.
Bu dünyada en çok sevdiği, en çok değer verdiği yazar Yaşar Kemal’di.
Ne diyeyim!
Onun hakkında söyleyeceklerimin çoğunu zaten kitaplarımda anlattım. Şimdi bu büyük adamı uğurlarken onun eserlerini okuyanlara, Aytmatov dünyasına tutkuyla bağlananlara başsağlığı dilemekten başka bir şey gelmiyor elden.
Güle güle Cengiz Aga.
Yerin uçmak olsun!
|
EN ÇOK OKUNAN EDEBİYAT HABERLERİ
|
|






