İlk başta tüm Türkiye'de yayılmayı hedefleyen Hizbullah, zaman içinde Güneydoğu ağırlıklı bir örgüt haline geldi.
Hizbullah'ın ilk kurucuları büyük şehirlerde üniversite okuyan İslamcı militanlardı. Bunlar bölgeye dönüp, Batman, Diyarbakır gibi merkezlerde açtıkları kitabevleri etrafında örgütlenmeye başladı. Hedef kitle olarak yoksul ve işsiz gençleri seçtiler. Silah yoluyla "bağımsız İslami bir Kürt devleti" kurmak isteyen militanlar, buna rağmen uzun bir süre silahlı eylem yapmadılar.
Hizbullah, 1991 sonunda PKK'nın bu örgütü kendine engel görüp bazı yöneticilerine saldırmasıyla gündeme geldi. Hizbullah da PKK eylemlerine misilleme yaptı. Güneydoğu, uzun bir süre PKK - Hizbullah çatışmasına sahne oldu.
ÖRGÜTE BÜYÜK DARBE
Yaptığı silahlı eylemlerle kamuoyunun gündemine gelmeye başlayan Hizbullah örgütüne yönelik en büyük darbe, İstanbul polisi tarafından 17 Ocak 2000'de indirildi. Esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolan, tarikatlara yakın işadamlarını bulmak amacıyla geniş çaplı bir araştırma başlatıldı.
Devletin zirvesine sunulan Hizbullah raporu
Polis, aralarında Zehra Vakfı Başkanı İzzettin Yıldırım'ın da bulunduğu işadamlarının kaçırılmadan önce cep telefonlarıyla yaptıkları görüşme ve mesajları inceledi. Bu isimlerden oto galerisi sahibi Mehmet Şehit Avcı'ya ait kredi kartından Anadolu yakasında yaklaşık 1.5 milyar liralık harcama yapıldığı belirlendi ve Kanlıca Kaptanlar Mahallesi Mühendis Çıkmazı Sokak'taki bir eve baskın düzenlendi.
Polisin örgüt üyeleriyle girdiği ve televizyonlar tarafından naklen yayınlanan 4.5 saatlik operasyon sonucunda evde bulunan Hizbullah örgütü lideri Hüseyin Velioğlu ölü, örgütün Marmara ve Ege sorumlusu Edip Gümüş ve askeri kanat sorumlusu Cemal Tutar sağ olarak ele geçirildi.
Evde yapılan aramada, üç kalaşnikof silah ve mermileri, G - 3 mermileri, iki adet 9 milimetre çapında tabanca ve mermileri, bir MP - 5 otomatik tabanca, TNT kalıpları, örgüt yayınları, cep telefonları, bilgisayarlar ve disketleri ele geçirildi.
MEZAR EVLER
Bunların arasında İslamcı yazar Konca Kuriş ve Malki cinayeti davası sanığı Mehmet Sümbül'ün sorgulandığı video kasetler, kayıp 11 işadamının da aralarında bulunduğu yüz kişilik "kaçırılacak insan listesi" de bulundu. Beykoz'daki Hizbullah villasının eski sahibi Mehmet Altan, evi yılbaşından beş gün önce kendisini "Mustafa Demir" diye tanıtan bir kişiye 211 milyar lira karşılığında sattığını söyledi.
Operasyondan iki gün sonra Edip Gümüş'ün ifadesi doğrultusunda Üsküdar Hasippaşa Caddesi 2. Çıkmaz Sokak 26 numaraya yapılan operasyonla da Hizbullah'ın, eşi görülmemiş bir toplu mezar vahşetine giriştiği ortaya çıktı.
Örgüte İkinci Darbe
Evin kazılan her köşesinden toprağa gömülmüş cesetler çıktı. Elleri ve ayakları bağlı olan ve cenin pozisyonunda gömülen on cesetten bazılarının kafatasında beton çivisi bulunduğu, kol ve bacaklarının kırıldığı ve kesildiği, maktullerin işkenceye maruz kaldıkları belirlendi.
HER YERDE CESET
Yapılan baskınlarda örgütün Ankara sorumlusu "Mehmet Yaşar" kod adlı Selman İpek'le "Recep" kod adlı örgüt üyesi Burhan Özlük de yakalandı. Yakalananların ifadeleri doğrultusunda Etimesgut'ta bir gecekondu olan evin bodrum katında yapılan kazılarda İstanbul'daki gibi elleri arkadan bağlı ve çıplak gömülmüş üç ceset bulundu.
Türkiye genelinde sürdürülen operasyonlar çerçevesinde 21 Ocak 2000'de Konya'da düzenlenen operasyonda da toplu mezar bulundu. Meram ilçesindeki bir evin bodrum katında, biri kadın üç cesede ulaşıldı.
Hizbullah-PKK/KADEK çatışması
Yapılan operasyonlarda bulunan cesetler üzerindeki incelemeler ve ele geçirilen dokümanlardan örgüt üyelerinin kaçırdıkları kişileri önce işkenceyle sorguladıkları saptandı.
Kurbanların ağız ve burunlarının bantlandığı, el ve ayaklarının bağlandığı iplerin boyunlarında düğümlendiği, demir tellerle birbirlerine bağlanıp asma kilitle kilitlendikleri, henüz ölmeden toprağa gömüldükleri ve vahşetin videoya kaydedildiği belirlendi.
21 Ocak 1999'da ise Hizbullah'ın devlet içine kadar sızdığı anlaşıldı. Hizbullahçı olduğu öne sürülen Başbakanlık'ta idari ve mali işlerde görevli Abdussamet Yıldız, bir operasyonla görev başında gözaltına alındı.
Necmettin Erbakan'ın başbakanlığı döneminde Başbakanlık'ta göreve başlayan Yıldız'ın, devletin hassas kayıtlarına ulaşabilecek pozisyondaki kritik görevinin "bilgisayar operatörlüğü" olduğu tespit edildi.
DEHŞET KASETLERİNİ BİLİM ADAMLARI İNCELEDİ
Örgüt evlerinde ele geçirilen ve vahşeti ortaya döken sorgu kasetleri, siyasiler arasında da şok yarattı. İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın koalisyon ortaklarını bilgilendirmek için verdiği görüntülü brifing, liderlere zor anlar yaşattı.
Başbakanlık Konutu'nda Başbakan yardımcıları Devlet Bahçeli, Hüsamettin Özkan ve ANAP lideri Mesut Yılmaz, örgütün telle boğma, boğaz kesme ve bıçakla işkence sahnelerini içeren üç sorgu kasetini izlemeye ancak 10 dakika dayanabildiler.
Başbakanlık: Hizbullah'a dikkat?
Liderler, görüntüleri izledikten sonra yaptıkları değerlendirmede, kasetlerin bilim adamlarının da yer aldığı bir uzmanlar heyeti tarafından incelenmesine ve dava aşamasına kadar kamuoyuna açıklanmamasına karar verdiler.
Hizbullah'ın mezar evleri bu kadarla sınırlı kalmadı. Örgütün İstanbul'daki ikinci mezarevi, 28 Ocak 2000'de Kartal'da ortaya çıkarıldı. Kartal Çavuşoğlu Mahallesi Samanyolu Caddesi Görkemli Sokak 12 numaralı villa tipi evde yapılan aramada dokuz ceset bulundu.






